İtalya’nın Şehirleri

Roma’nın antik sokaklarından Venedik’in dalgalı su yollarına, İtalyan Göllerinin sakin güzelliğine, Amalfi Sahili’nin göz kamaştırıcı cazibesine kadar, İtalya her köşesinde ayrı bir görkemin yer aldığını söylemek mümkündür. İtalya’nın tarih kokan şehirleri, yalnızca iyi bir tatil tercihi olmakla kalmayı her sene hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini fazlasıyla çekmektedir. Öyle ki İtalyan toprağına adım atar atmaz kadim tarihini ve kültürünü her yerde fark etmek mümkündür. Roma gibi güçlü bir geçmişe sahip İtalyan şehirleri, ziyaretçilerine benzersiz bir antik imparatorluğun, Papalık krallığının ve Rönesans soylu ailelerinin devasa izlerini göstermekte; Floransa gibi daha küçük şehirler ise seyahati süresince Orta Çağ havasını soluyan turistlere keyifli anlar vaat etmektedir.

İtalya’nın tek bir İtalya Krallığı devleti olarak birleşmesi, bir diğer adıyla Risorgimento’su, 19. yüzyılın başlarında nispeten erken gerçekleştiği nedenle küçük devletlerinin ve krallıklarının çeşitliliği bozulmamıştır. Aynı dili konuşabilen bu bölgelerin kendine has kültürlerinin devam etmesi; İtalya şehirlerini büyülü hale getiren oldukça önemli bir özelliktir. Öyle ki her bölgenin kendi lehçesi, mutfağı, tarihi, kültürü ve özel geleneği vardır. Kültürünün çeşitliliği ve devasa tarihi mirası, insanların İtalya’yı sevmesinin birçok nedeninden sadece birkaçıdır. Yıllar boyunca, İtalya’nın zengin sanat ve mimari mirası pek çok sanatçıya da ilham olmuştur. Ülke, Roma döneminden öncesine kadar uzanan ve günümüze dek gelen birçok mimari ve sanatsal hazineyle doludur. Her çağın kendi hazineleri ve adanmışları olsa da İtalya tüm bunların yanında dünyayı değiştiren harika sanatçıları, mimarları, mühendisleri ve mucitleriyle de tanınmaktadır. Michelangelo, Leonardo da Vinci ve Titian gibi eşsiz sanatçılar da İtalyan kimliklerini başarıları ile pekiştirmişlerdir.

Ülke, yüzyıllar boyunca mimari ve tasarımı keşfetmek isteyen herkes için bir cennettir. Bu ülkenin şehirlerinin her sokağında tarihin bir parçasına çarpmadan dolaşmanın imkansız olduğu söylenebilmektedir. Global çapta en çok dünya mirası alanlarına sahip olan İtalya’yı ziyaret etmek için en azından bu açıdan oldukça fazla sebep vardır.

İtalya’yı Ziyaret Etmek İçin Nedenler

italya-yemekleri

Sanatın ve Mimarinin Zengin Mirası

Mimari, sanat ve tasarım denildiği anda hemen herkesin aklına İtalya’ya özgü bir fotoğraf karesi gelmektedir. İtalya’nın, dünyadaki herhangi bir Avrupa ülkesinden daha fazla UNESCO Dünya Mirası Alanına ev sahipliği yapması da bunun bir sonucudur. İtalya’da bulunan 55 sit alanından 50’si kültürel, 5’i ise tamamıyla doğaldır. Roma İmparatorluğu ve Rönesans’ın doğum yeri olan İtalya, Pompei, Herculaneum ve Torre Annunziata’ya, Floransa, Napoli ve Roma’nın tarihi merkezlerine ve Dolomitler’e ev sahipliği yapmaktadır. M.S. 79 yılında Vezüv’ün patlamasıyla gömülen antik Roma şehirleri Pompeii ve Herculaneum’un korunmuş kalıntılarını, burada keşfetmek halen daha mümkündür.

Göz Alıcı Bir Manzara

İtalya’nın ziyaretçilerine sunduğu doğal manzaralar gerçekten muhteşemdir. Görkemli dağlardan pitoresk göllere, güneşli kıyılara ve koyu yeşil ormanlara kadar hemen her yerde doğal güzellikler açısından pek çok çeşitlilik bulunmaktadır. Kuzeydoğuda yer alan Dolomitler ve İtalyan Alpleri ile bu çarpıcı dağların ve vadileri arasında yer alan İtalya’nın muhteşem gölleri; her yıl binlerce turiste görsel bir doyum yaşatmaktadır.

Tadına Doyulmaz İtalyan Lezzetleri

İtalyan mutfağı, halihazırda dünyadaki çoğu insan için bir favoridir. İtalya’ya yapılan bir gezi, elbette ki pizza ve makarna gibi klasikleşmiş yiyeceklerden daha fazlasını, buradaki şehirlerin otantik lezzetlerini denemeyi garanti etmektedir. İtalya’nın farklı bölgelerine özgü spesiyaller; Pecorino ve Fossa gibi peynirler, Focaccia ve Coppia Ferrarese gibi ekmekler, Karbonara ve Pesto gibi soslar ve her bölgede taze ürünlerin sunulduğu pazarlara özgü lezzetler olarak örneklendirilebilmektedir. Yalnızca yemekleriyle değil, mis kokulu kahveleri ve gurmelere layık şaraplarıyla da İtalyan şehirlerinde yemek turizmine dahil olmak, unutulmaz bir deneyim haline gelecektir.

Avrupa’nın En Uzun Sahil Şeridi

İtalya’nın bozulmamış kıyıları; Akdeniz, Adriyatik, İyonya, Tiren ve Ligurya olmak üzere beş denizin sularıyla yıkanmaktadır. Neredeyse 20 İtalyan bölgesinin tamamı, denize erişimi olan lokasyonlarda kurulmuştur. Bu özelliğiyle İtalya, yaz seyahatleri için de sıklıkla tercih edilen bir varış noktasıdır. Lüks tatil köylerinden rustik ve tarihi yerlere kadar her insana hitap eden İtalya şehirlerinde talepleri karşılayacak bir seçenek mutlaka bulunmaktadır.

İtalya’da Mutlaka Görülmesi Gereken 12 Şehir

venedik-sehirler

İtalya’nın şehirleri, baştan çıkarıcı bir manzara, tarihi ve antik yerler, müzeler ve tabii ki harika bir mutfak ve ambiyans sunmaktadır. Avrupa’nın en çekici destinasyonlarından biri olan İtalya, bu anlamda birçok farklı özelliği ile aslında herkes tarafından keşfedilmeyi beklemektedir. İkonik tarihçesini günümüz modası ile harmanlamayı başaran İtalyan şehirlerinden her biri kendi özel karakterine ve çekiciliğine sahip oldukça önemli yerlerdir. İtalya’nın en çok dikkat çeken başlıca şehirleri şunlardır:

  • Roma,
  • Venedik,
  • Floransa,
  • Milano,
  • Napoli,
  • Verona,
  • Torino,
  • Bolonya,
  • Cenova,
  • Perugia,
  • Pisa ve
  • Siena

Roma

Roma İmparatorluğu’nun merkezi olan Roma, antik ikonlarla doludur. Pantheon ve Roma Forumu, güzel meydanları, göz alıcı çeşmeleri ve yüzlerce sokak kafesiyle ünlü bu şehir, her dönemin dikkat çekici turistik yerleri arasındadır. İtalya’nın başkenti ve turistlerin birçoğunun İtalya’daki ilk durağı olan Roma, göz kamaştırıcı çeşitlilikte manzaralar ve deneyimler sunmaktadır. Her fırsatta antik anıtları, süslü Orta Çağ ve Barok kiliselerini, sanat dolu müzeleri ve Rönesans saraylarını burada keşfetmek mümkündür. Roma’da bulunan Antik Kolezyum, dünyanın en ikonik yerlerinden biridir. Günümüz modern Roma’sı ise oldukça canlı ve keyifli bir şehirdir. Bazı mükemmel restoranlara ve gece hayatına sahip olan Roma’da Aziz Petrus Meydanı ve Vatikan da ziyarete açıktır.

Venedik

Venedik, dünyanın herhangi bir yerinden farklı olarak, bir lagünün ortasında su üzerine kurulmuş eşsiz bir şehirdir. Venedik, İtalya’nın en güzel ve romantik şehirlerinden biri olduğu kadar, İtalya’ya gelen ziyaretçiler için de en popüler şehirlerden biridir. Venedik’in kalbi, muhteşem kilisesi San Marco Bazilikası ile Piazza San Marco’dur. Ziyaret edilecek çok sayıda müze, saray ve kilise vardır ve Venedik’in kanallarında dolaşmak ve dar sokakların labirentinde kaybolmak her zaman büyüleyicidir. Venedik, İtalya’nın kuzeydoğusundadır ve tarihsel olarak Doğu ile Batı arasında bir köprü oluşturmaktadır. Bu da İtalya’da başka hiçbir yerde bulunmayan Bizans ruhunu günümüzde de korumaktadır. Gondol dolu kanalları ve güzel mimarisiyle ‘Yüzen Şehir Venedik’ dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan eşsiz dokusuyla ziyaretçilerini adeta büyülemektedir.

Floransa

Floransa, İtalya’nın en önemli Rönesans mimari ve sanat merkezlerinden biridir. Toskana’nın başkenti Floransa, şüphesiz İtalya’nın en romantik şehirlerinden biridir. Arno Nehri’nin her iki tarafında yer alan en önemli parçası, muhteşem Rönesans kubbesiyle ikonik Duomo’dur.  Floransa, Michelangelo’nun “David”inin ve Botticelli’nin “Venüs’ün Doğuşu” da dahil olmak üzere birçok ünlü tablo ve heykelin bulunduğu birkaç mükemmel müzeye sahiptir. Bu kusursuz şehirde Medici sarayları ve bahçeleri de bulunmaktadır. Floransa, Toskana bölgesindedir ve Toskana’nın daha küçük şehirlerini ve kırsalını keşfetmek için adeta açılan bir kapıdır. Gün batımında Piazzale Michelangelo’ya giderek şehrin kırmızı terakota çatılarının nefes kesen manzarasının keyfini çıkarmak mümkündür.

Milano

Avrupa’nın en zengin şehirlerinden biri olan Milano; şık mağazaları, galerileri ve restoranları ile tanınır ve çoğu İtalyan şehrinden daha hızlı bir yaşam temposuna sahiptir. İtalya’nın en eski alışveriş merkezi olan 19. yüzyıldan kalma zarif bir pasaj olan Galleria Vittorio Emanuele II, Milano’ya yolu düşen herkes tarafından mutlaka ziyaret edilmelidir. Aynı zamanda zengin bir sanatsal ve kültürel mirasa sahiptir. Güzel mermer cephesi ile Gotik Duomo, ziyaretçilerin muhteşem olarak nitelendirdiği yerlerden biridir. Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosu Milano’nun en ilgi çekici özelliklerindendir. Burada bulunan La Scala ise dünyanın en ünlü opera evlerindendir.

Napoli

Napoli, İtalya’nın en hareketli şehirlerinden biridir. Roma’nın güneyinde sahilde yer alan bu önemli şehir, Barok karakterinin çoğunu korur ve Pompeii, Herculaneum ve Amalfi Sahili gezileri için bir başlangıç ​​noktasıdır. Birçok tarihi ve sanatsal hazineye sahiptir. Pizzaları ve tatlıları ile ünlü bu şehir damak zevkine düşkün ziyaretçiler için de vazgeçilmezdir. Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi ve 13. yüzyıldan kalma Gotik katedral de muhakkak görülmesi gereken yerler arasındadır. Mağazalar ve kiliselerle dolu dolambaçlı sokakları ile hareketli Spaccanapoli bölgesi ise Napoli’nin ziyaretçileri tarafından her daim tam not almaktadır.

Verona

Shakespeare tarafından ünlenen Verona şehri, Romeo ve Juliet’in geçtiği yerdir. Trajik hikayeleri burada canlanmakta, ziyaretçiler oyunda yer alan diğer birçok yerin yanı sıra Juliet’in ünlü balkonunu da görebilmektedir. Verona aynı zamanda İtalya’nın üçüncü en büyüğü ve en iyi opera festivalinin mekanı olan Roma Arenası ile de ünlüdür. Şehir ayrıca Roma kalıntıları, sayısız kilise ve birçok hareketli kafe ile doludur. Çevredeki bölge, İtalya’nın en iyi şaraplarından bazılarının yanı sıra güzel Garda Gölü’ne sahiptir. Verona, İtalya’da en çok ziyaret edilen dördüncü şehirdir.

Torino

Kuzeybatı İtalya’nın Piedmont bölgesinde bulunan Torino (Torino), mükemmel müzeleri, zarif mağazaları ve iyi restoranları ile önemli bir kültürel merkezdir. Barok mimarisine ait sahip olduğu başarılı örnekleri, tarihi sarayları, ünlü kahve dükkanları, esnaf atölyeleri ve mimarı kemerlerle süslenmiş sokakları ile Torino, İtalya ziyaretçileri tarafından mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Bolonya

Bolonya güzelliği, zenginliği, mutfağı ve sol siyasetiyle tanınır. Düz sokakları pasajlarla çevrilidir, bu da onu her türlü hava koşulunda iyi bir yürüyüş şehri yapar. Avrupa’nın en eski üniversitelerinden birine sahiptir. Bolonya, kuzey İtalya’nın Emilia-Romagna bölgesindeki en büyük şehridir ve Piazza Maggiore, Avrupa’nın en büyük meydanlarından biridir. İtalyanlar arasında bile ülkenin mutfak başkenti olarak kabul edilmektedir. Orta Çağ döneminden kalma ızgara benzeri bir desende yer alan güzel, sütunlu sokakları, ziyaretçilerini etkileyici kiliselere, grafiti süslemeli meydanlara ve cazip restoranlara götürür. Şehir merkezinin güneybatısındaki Madonna di San Luca Tapınağı ise şehrin panoramik manzarasına sahiptir.

Cenova

Cenova, İtalya’nın kuzeybatı kıyısındaki Ligurya’da bulunan İtalya’nın başlıca limanıdır. Cenova büyüleyici modern bir akvaryuma, ilginç bir liman alanına ve çok sayıda kilise, saray ve müze ile Avrupa’nın en büyük Orta Çağ mahallesi olduğu söylenen tarihi bir merkeze sahiptir. İtalyan Rivierası’na açılan kapı olan Cenova, tarihte dünyanın en büyük ticaret güçlerinden biri olarak bilinmektedir. Geçmişi, atmosferik sokaklardan oluşan ve sıkı bir ağ sunan Orta Çağ dokusu hala belirgindir. İtalya’nın en ünlü yemeklerinden daha fazlasının tadını çıkarabileceğiniz esnaf dükkanları, gizli kiliseleri ve tarihi restoranları burada keşfetmek mümkündür. Şehir, Avrupa’nın ilk bankasına ve İtalya’nın en eski futbol takımına da ev sahipliği yapmaktadır

Perugia

perugia

Orta İtalya’nın Umbria bölgesinde yer alan Perugia, iki üniversitenin yer aldığı oldukça kozmopolit bir şehirdir. Yaz aylarında dünyaca ünlü bir caz festivaline ev sahipliği yapmaktadır. Burada bulunan Yabancılar Üniversitesi, İtalyanca öğrenmek için harika bir yerdir. Vadinin muhteşem manzarasına sahip bir tepenin üzerinde duvarlarla çevrili bir şehir olan Perugia’da birkaç önemli anıt ve iyi bir merkezi meydan vardır. Tarihi MÖ 9. yüzyıla kadar uzanmaktadır.

Pisa

Pisa, en çok eğik kulesiyle ünlü olsa da turistlerin bu destinasyon hakkında bilmediği çok şey vardır. Canlı bir kafe ve eğlence ortamı sunan şehir, yüksek öğrenci nüfusundan da anlaşılacağı gibi İtalya’nın en seçkin üniversitelerinden biri olan Pisa Üniversitesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Arno Nehri üzerindeki yiyecek pazarları, inanılmaz dondurmalar ve muhteşem gün batımları şehrin olmazsa olmazıdır. Pisa, plajlar da sadece 15-20 dakikalık bir yolculuk mesafesinde yer almaktadır. Böylece Akdeniz’i keşfettikten sonra ziyaretçilerin oldukça kısa sürece bu keyfe ortak olması mümkün hale gelmektedir.

Siena

İtalya’nın ünlü Toskana bölgesinde bulunan Siena, bol miktarda mimari mücevher sunmaktadır. UNESCO listesindeki merkezi, Avrupa’nın en iyi Orta Çağ meydanlarından biri olarak kabul edilen Piazza del Campo’ya sahiptir. Öne çıkan yerleri arasında Siena Katedrali ve şehrin en büyük çeşmesi olan güzel Fonte Gaia sayılabilir. Torre del Mangia, şehrin muhteşem manzarasına sahiptir.